Haz 16

YAŞLILIK DÖNEMİ

Hangi Yıllar?

Aslında yetişkinlik ve yaşlılık arasında kesin bir sınır yoktur. Daniel Levinson ileri yetişkinlik (yaşlılık) yıllarını 65 ve ilerisi olarak tanımlamış; diğer gelişim psikologları ise 65-85 arasını genç yaşlı, 85 ve ilerisini yaşlı yaşlı olarak isimlendirmiştir.

Yaşlılıkta Fiziksel Gelişim

3 sistemde belirgin değişiklikler ortaya çıkar: İskelet-kas sistemi, solunum sistemi, dolaşım sistemi

1) İskelet-Kas Sistemi: kas liflerinin yapısı değişir, küçülür sayıları azalır. Kaslardaki sinir iletimi zayıflar. Kalsiyum azalmasına bağlı kramplar görülür. Kemiklerde minareler azalır. Hareket serbestliği ve hareketin hızı azalır. Kemik ve eklem yerlerine kireçlenme ve dejenerasyonlar ortaya çıkar.

2) Solunum Sistemi: solunum yolları esnekliğini kaybeder. Bronşlarda bozulma ortaya çıkar, göğüs kafesi daralır ve havadan alınan oksijenin geçişi yavaşlar.

3) Dolaşım Sistemi: kalp esnekliğini kaybeder. Kalp kapakçıklarında bozulma ve kireçlenme ortaya çıkar. Kalp kasları zayıflar, kalp atışı yavaşlar ve kan basıncı yükselir.

Bütün Bunlarla Başa Çıkmada Egzersiz İşe Yarar mı?

Yaşlanmakta olan kişilerde egzersiz psikolojik sağlıkla ilişkili bulunmuştur. Kişilerin egzersiz ile dayanma güçleri artar. Egzersiz yaparken beta endorfin salgılar ve bu da duygular üzerinde olumlu yönde etkilidir.

Yaşlılıkta Seks ve Yaşlılarla İlgili Kalıp Yargılar

Çünkü insanların çoğu 65-75 arasındaki insanların çok sağlıksız, günlük yaşamı sürdürmede zorlanan kişiler olduğunu düşünür ama bu durum çoğunlukla gerçekçi değildir. Yaşlılıkta cinselliğin olmadığı düşünülüyor ancak gerçekte devam edebiliyor.

Yaşlılıkta Sağlık

Yaşlılarda yüksek tansiyon çok belirgindir. Yine eklem iltihabı, işitme kaybı ve kalp hastalıkları da görülebiliyor. Kadınlarda yüksek tansiyon, romatizma ve görme bozuklukları daha fazlayken, erkeklerde işitme kaybı daha fazladır.

Yaşlılıkta Bilişsel Gelişim

Piaget’e göre yaşlılıkta formal işlemsel düşünce gelişmez. Eğer formel eğitim alındıysa görülür ama alınmadıysa görülmez.

Schai Yetişkinlik Dönemindeki Bilişsel Gelişimi 4 Evreye Ayırır:

1- Kazanma dönemi: lise yıllarını da içeren bir dönemdir. Kişi nispeten korunmuş bir çevrede belirli becerileri kazanıyor. Başarısızlığa uğrama olasılığı var ama bu durumda yetişkinlerden destek alıyor.

2-Başarma: üniversite yıllarıdır. Kazandığı bilgiyle bir şeyler başarma dönemidir. Bu dönemde nispeten daha yalnızdır. Başarısızlıklarının sonuçlarına yalnız katlanıyor.

3- Sorumluk: Kişi o ana dek öğrendikleri ve tecrübeleri ile oldukça deneyimli bir durumdadır. Bilişsel açıdan yapması gereken öğrendiklerini gelecek kuşaklar için kullanmak.

4- Tekrar Bütünleştirme Dönemi: Birey sahip olduğu her şeyi bir üst basamakta yeniden bütünleştiriyor. Bu bilgileri niçin biliyorum sorusunu sorar.

Yaşlılıkta Sosyal Duygusal Gelişim

Erikson’a göre bu dönemdeki çatışma ego bütünlüğüne karşı umutsuzluktur. Yaşlılar kendi yaşamlarına dönüp bakarlar. Ego bütünlüğüne ulaşmış olanlar iç huzur duyarlar. Ancak yaşamını anlamlı ve doyumlu bulmayanlar bu dönemde pişmanlık duyuyorlar ve mutsuz hissediyorlar.

Emeklilik

Tek başına travma değildir. Eğer kişi kendisini hazırlamışsa bu durumu darbe olarak algılamıyor. Eğer evlilik doyumu yüksekse emeklilik çok etkili olmuyor. Yaşlılıkta insanların iyi ve kötü yönleri daha çok sivriliyor.

Evlilik Doyumu

Yaşlılıkta evlilik doyumu önemlidir. Eş kaybı önemli bir problemdir. Genellikle erkekler daha erken vefat ediyor. Kadın yalnız kalıyor. Çalışmamış olan kadının üzüntüsü daha büyük olur. Çünkü rol kaybı daha fazladır.

Eş Kaybı ve Cinsiyet Farklılıkları

Erkeklerin daha fazla ümitsizlik ve yalnızlık hissettikleri bulunmuştur. Eşi ölen kadın için tanımlanmış roller var ama erkek için yok. Genellikle bakımını başkası üstleniyor.

Yaşlılıkta Arkadaşlık

Yaşam doyumunu arttıran faktörlerden biridir. Benlik saygısını arttırıyor ve stres ile mental problemlerle başa çıkmada olumlu yönde ilişkili. Erkekler bu dönemde daha çok eşlerinin arkadaşlığına yaslanırken, kadınların daha fazla arkadaşları oluyor.

Çocuklar ve torunlar

Çocuklar ve torunlarla kurulan olumlu ilişkiler yaşlıyı yaşama bağlıyor. Büyükannelik ve babalık önemli toplumsal rollerdir. Bu dönemde torunlar yaşlıların eski psiko-sosyal aşamaları tekrar düşünmesini sağlar ve onların kişilik gelişimlerine katkıda bulunur.