Haz 16

GENÇ YETİŞKİNLİK

Fiziksel ve Bilişsel Gelişim

Yetişkinlik Ne Demek?

Psikolojik açıdan: yetişkin olmak dünya ile temelden farklı bir biçimde etkileşime girmek demektir. Bilişsel açıdan ergenlikten farklılaşılır. Davranışsal olarak riskli hareketlerde düşme görülür. Benlik kontrolü ve sosyal normlara uyma artar.

Psiko-sosyal açıdan: özerklik ve yakınlığı içeren kimlik duygusunun netleşmesi. Ebeveynlerden bağımsızlaşma, kendine bakabilme. Yakınlık kurabilme. Kısacası yetişkinlik tanımı birçok psikolojik ve kültürel faktöre bağlıdır.

Bu Dönemin Yaş Evreleri:

Neogarten ve Moore; 20-30 Yaş, Havighurst; 18-35 Yaş, Bühler; 25-45 Yaş.

Evreler arası bu farklılık değişik Sosyo-ekonomik sınıflar, uluslar, tarihsel olaylar… gibi etkenlerden kaynaklanmaktadır.

Levinson: ona göre 17-45 yaşları arası erken yetişkinlik dönemidir ve bu dönemi kendi içinde ikiye ayırmıştır; 17-33 yaş: acemi dönemi, 33-45 yaş: sonuçlanan dönem

Genç Yetişkinlikte Fiziksel Gelişim

Sağlık, dinçlik ve fiziksel işlevler mükemmel sayılabilir. Genellikle kuvvet, koordinasyon, tepki verme, duyular, motor beceriler, cinsel aktivite maksimum düzeydedir.

Olası Sağlık Problemleri

Artrit, Astım, Diyabet, Depresyon ve diğer zihinsel problemler, Ms, Ülser, Sakatlıklar ve Cinsel yolla bulaşan hastalıklar.

Psikiyatrik Bozukluklar:

Bu dönemde sıklıkla anksiyete ve duygudurum bozuklukları görülebilir. Anksiyete bozuklukları kaygı ve panik ile karakterizedir. Duygudurum bozukluğu olarak tek uçlu ve iki uçlu depresyonlar görülebilir.

Genç Yetişkinlik ve Ölüm

Hayatın diğer aşamalara göre seyrek bir ölüm oranına rastlanır. Ölüm oranları 35’ten sonra ikiye katlanır. Düşük eğitim seviyesi, şehir hayatı ve azınlık gruplara dâhil olma kişiyi hastalıklara ve erken ölüme hazır hâle getirir.

Entelektüel Gelişim

Genç yetişkinlikte artar. IQ ile ilgili çalışmalar genç yetişkinlerin orta yaşlı ve yaşlı insanlara göre daha yüksek performans gösterdiklerini ortaya koymuştur.

Kristalize ve Akışkan Zekâ

Kristalize zekâ yaşam boyunca karşılaşılan bilgileri öğrenme becerisidir. Akışkan zekâ ise değişik durumlarla baş etme ve soyut düşünme becerisidir. Genç yetişkinler akışkan zekâ testlerinden daha yüksek skorlar elde etme eğilimindeyken, orta yetişkinler kristalize zekâ testlerinden daha yüksek skorlar elde ederler.

Düşünme Modelleri

Pek çok yönden 20’li yaşlarda düşünceler, ergen düşüncesine benzer. Yaşama idealist bir noktadan bakılır. Meydan okuma ve değer çatışmaları vardır. Soyut işlemsel dönemin etkisi ile beraber teorik problemler çözülür ve soyut düşünülür, geleceğe ilişkin olasılıklar üzerine kafa yorulur.

Post Formal Düşünce

Post formal düşünce: doğrunun durumdan duruma değişebileceği, çözümlerin mantıklı olabilmesi için gerçekçi olması gerektiği, belirsizliğin ve karşıtlığın istisnadan ziyade kural olduğu ve duygunun ile sübjektif faktörlerin düşünmede rol oynadığının anlaşılmasıdır.

Post Formal Düşüncenin Sonuçları

Yaşam problemlerine duyguyu ve mantığı katma. Örneğin: ben haklıyım, çünkü ben bunu yaşadım düşüncesinden, kimin haklı olduğuna emin değilim çünkü senin deneyimin benimkinden farklı noktasına ulaşabilme.

Bu durum karar verme, çatışma çözme, yaşam problemleri ile başa çıkma gibi konularda farklılık yaratır.

Kişisel Kontrol İnançları

Kişisel kontrol belirli bir durumdaki performansın, kişinin yaptıklarına bağlı olduğuna ilişkin inancı ifade eder. Bu konudaki araştırmalar bu algının karmaşık olduğunu ve yaştan bağımsız olarak farklı durumlardaki deneyimlere bağlı olduğunu ortaya koymaktadır.

PSİKOSOSYAL GELİŞİM

GENÇ YETİŞKİNLİK DÖNEMİNDE İLİŞKİLER

Bu dönemde birey psikososyal kriz yaşar. Psikososyal kriz, kimlik oluşturmanın yanında kendilerini başkalarına adamışlık, çevredeki insanlara yakın olmakla yalnız kalma arasında mücadelenin yaşandığı bir süreçtir. Bu süreç evden ayrılma, bir işe başlama, uzun dönemli romantik ilişkiye girme niyetinde olma ve aile kurma gibi önemli yaşam olaylarını da kapsamaktadır.

GENÇ YETİŞKİNLİK DÖNEMİNDE BAĞIMSIZLIK

Levinson’a göre genç yetişkinler 22 yaşında belirli bir düzeyde duygusal, fiziksel ve tutumlarıyla ilgili olarak bağımsızlık kazanmış olurlar. İlişkilerin merkezi olunan genç yetişkinlik döneminde birey, 22-28 yaşları arasında yetişkinler dünyasına giriş aşamasına gelmiştir. Genç yetişkinlik döneminde bağımsızlığın kazanılması, yetişkinlik döneminde aileden bağımsız olmak ve sağlıklı ilişki kurabilmek için bir zemin oluşturmaktadır.

GENÇ YETİŞKİNLİK DÖNEMİNDE ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

Sternberg’ göre arkadaşlık ilişkileri karşılıklı duygulara, seçimlere, güvene ve samimiyete dayanır. Genç yetişkinlik döneminde arkadaşların varlığı, bireyin benlik saygısının (self esteem), benlik bilincinin (self awareness) ve benlik değerinin (self respect) gelişmesinde önemli rol oynar. Arkadaşlık ilişkileri diğer yakın ilişkilere göre (aile, eş, çocuklar…) daha az sosyal normlarca düzenlenmiştir. Romantik ilişkilere oranla arkadaşlığın bitmesi daha kolaydır. Genç yetişkinlik döneminde bireyler hem kendi cinsleriyle hem de karşı cinsle arkadaşlık kurma eğilimindedirler. Çünkü bireyin yaşam memnuniyeti (life satisfaction) arkadaşlarla kurulan nitelikli ilişkilere (quality of contacts with friends) ve arkadaş sayısına bağlıdır.

Arkadaşlık İlişkilerinde Cinsiyet Farklılığı

Kadınların ve erkeklerin arkadaşlık ilişkileri birbirinden farklıdır. Kadınlar yakın ilişkiler kurmaya ve duygusal paylaşımlarda bulunmaya yatkındırlar. Kadınlar bir araya geldiklerinde daha çok kişisel problemlerinden konuşurlar. Bu nedenle kadınların arkadaşlık ilişkilerinde güven oldukça önemlidir.

Erkekler ise aktiviteler ya da ilgi alanları üzerine konuşurlar. Örneğin birçok erkek spordan konuşur. Erkeklerin ilişkilerinde rekabet ve güç söz konusudur. Genç yetişkin erkekler genel olarak futbol ve basketbol gibi rekabete dayalı oyunlar oynarlar. Bu nedenle onlar kadınlar gibi yakın ilişkiler kurma eğiliminde değildirler.

Karşı Cinsle Arkadaşlık İlişkileri (Cross Gender Friendships)

Karşı cinsle kurulan arkadaşlık ilişkileri genel olarak erkekler ya da kadınlar hakkında belirli ipuçları verir. Kadınlar, erkeklerin her zaman küçük rekabetler içinde olmalarını anlayamazlar. Öte yandan erkeklerde kadınların kişisel problemlerini açıkça paylaşmalarını anlamakta zorluk çekerler. Erkekler kadınlara oranla cinsel ilişkiye girmeye daha eğilimlidirler. Genel olarak görüşme teklifleri kabul edilmediğinde eğer kırılmamışlarsa arkadaş kalmayı tercih ederler. Erkeklerde evlendikten sonra kadın arkadaşlarının sayısında azalma, kadınlarda ise özellikle eğitimli ve iş sahibi olan kadınların erkek arkadaşlarının sayısında artış olduğu görülmüştür.

AŞK ve SEVGİ İLİŞKİLERİ (Love Relationships)

Aşk ve sevgi gibi duygular herkes tarafından hissedilen ancak tanı olarak tanımlanamayan duygulardır. Sternberg’e göre sevginin 3 temel bileşeni vardır.

1)Tutku: Birini, fizyolojik olarak yoğun bir biçimde arzu etme.

2)Yakınlık: Birini, tüm duygu ve düşünceleri paylaşacak kadar yakın hissetme.

3)Bağlılık: İyi ve kötü zamanlarda birlikte olmayı gönüllü olarak isteme.

Aşk İlişkileri

Sternberg bu 3 temel bileşenin, 7 farklı ilişki biçimine neden olduğunu ileri sürmüştür.

1) Hoşlanma (liking): Yakınlık, anlayışlılık ve destek vardır. Ancak bağlılık ve tutku yoktur. Bu form genel olarak arkadaşlıklarda mevcuttur.

2) Karasevda (infatuation): Bu formada güçlü bir biçimde fiziksel çekicilik ön plandadır. Yani tutku vardır. Burada tutku kolayca başlayabilir ve kolayca bitebilir. Yakınlık ve bağlılık yoktur.

3) Boş Aşk: Bazı ilişkiler tutkuyu ve yakınlığı kaybeder. Yalnızca bağlılığa dayanarak devam eder. Örneğin, bazı çiftler arasında sevgi bulunmaz ancak bazı nedenlerden dolayı (çocuklar, yalnız kalkmaktan korkma, inançlar) ayrılmayı tercih etmezler.

4) Romantik Aşk: Çiftler hem tutkulu hem de yakın olduklarında romantik ilişki ortaya çıkar. Fakat burada da bağlılık yoktur.

5) Aptalca Aşk: Kısa bir zaman içerisinde bireyin ayaklarını yerden kesen, tutku düzeyi yüksek olan bir birliktelik söz konusudur. Fakat bu tür ilişkilerde yakınlığın gelişmesi için gereken süre tamamlanamamaktadır. Genel olarak bu tür ilişkiler başarısızlıkla sonuçlanır.

6) Arkadaşça Aşk: Bu tür ilişkilerde yakınlık ve bağlılık vardır. Fakat tutku yoktur ya da yok denilebilecek kadar azdır. Genel olarak uzun süreli ilişkilerde veya evliliklerde görülmektedir.

7) Mükemmel Aşk: Tutku, yakınlık ve bağlılığın olduğu bir ilişkidir. Dört dörtlük ya da ideal aşk ilişkisi olarak tanımlanabilir. Ancak bireyin belirli bir enerji vermeden böyle bir ilişkiyi sürdürmesi zordur.

Yorum Yaz

Wordpress Temaları | Türkçeletiren: Estetik